Mimarlığın mühendislikten biraz
daha farklı bir alan olduğu bilinen bir gerçek. Herkesin dilindeki
ise tasarımcının her konuda az çok bilgi sahibi olması gerektiği
söylemleridir. Gerçekten bir tasarımcı birbirinden farklı ve
çoğumuzun her zaman rast gelmediği meslekler, hobiler, edimlerle
karşılaşabilir. Tasarımcı bunlar arasındaki örüntüleri
zihninde oluşturur ve çıkış yolları saptar. Mimarın bir spor
dalının en büyük inceliklerine kadar bilgi sahibi olması buna
verilecek bir örnektir. Özelleştirerek açıklarsak mimari farklı
disiplinlerle harmanlanacak bir disiplindir.
Günümüz dünyasında bilginin bu
kadar parmaklarımız arasında olmasıyla değişen edimler
disiplinler arası çalışmanın verimliliğini de ispatlar
niteliktedir. Bu neticeye ulaşmadaki asıl faktör ise toplumu
oluşturan bireylerin yaşantısıyla ilişkilidir. Bireyler nasıl
davranırlarsa, kültür ve sosyal öğrenme o yana kaymakta ve
bireylerin ihtiyaçları da aynı yöne evrilmektedir. Hal böyle
olunca, tasarımcıların kaygıları bireysel üsluplarını
yansıtmanın, estetik kaygılara cevap vermenin başında bireylerin
bu evrilen ihtiyaçlarını da giderebilecek ürünler üretmek
oluyor.
Bireyler tüm bu davranışlarını
sergilerken elbette var olan kültürel etkileri de bir anda yok
sayamazlar. Kültürel etki insanları sarıp davranışlarında
etkili olmaktadır. Beraber yemek yeme kültürü medeniyetimizin
önemli hususlarından biridir ve günümüz şartlarında çekirdek
aile içinde bile bireyler şehir yaşantısına adapte olup aile
bireyleriyle birlikte sofraya oturmak için zaman bulamasalar da
akşamları, hafta sonları gibi farklı imkanlar yaratmaya ve aile
için kaliteli zaman geçirmeye dikkat etmektedirler. Bizlere miras
kalan bu kültürü yaşatma gayreti içinde olmak, kültürel
etkinin farklı şekillerde vücut bulan aktivitelere rağmen
varlığını sürdürmesi anlamına gelmektedir.
Tasarımcı bu bağlamda kültürel
etkinin varlığını yadsıyamaz. Üretim yaparken tasarladığı
her bir noktada dahi kullanıcıların kültürün etkisinde olduğunu
hesaba katmalıdır. Birey davranışlarının ne yöne evrildiğinin
bilincinde olup bu ipuçlarını tasarımını işlevselleştirmek
için kullanır.
Bununla birlikte tasarım sadece o
kültüre has ve varlığı zenginlik oluşturan davranışı
yaşatmaya çalışmakla gerçekleşmez. Farklı kültürlerde ortak
olarak var olan eylemlerin kültürün yaşandığı coğrafyanın,
insanların o edimi ne ölçüde gerçekleştirdiği de dikkat
edilmesi gereken bir husustur. Bir davranış biçiminin kültürlere
göre farklı ölçülerde gerçekleşmesi, ya da gerçekleşmesi
sırasında duyulan ihtiyaçların ne kadar ve nasıl olduğu da
tasarımın ihtiyaçlarını belirlerken not edilmesi gereken
kalemlerdendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder